ÇOCUK CİNSEL İSTİSMARI

Fotoğrafta yer alan dizi ve kitabın ne anlattığını mutlaka biliyorsunuzdur. Zaten sizlere bu dizideki ya da kitaptaki kişilerin hikayelerini anlatmayacağım. Birçok farklı çocuğun bunun gibi hikayelerinin olduğundan bahsedeceğim.

Yazının başlığından konunun hiç de iç açıcı şeyler içermediğini zaten çoktan anlamışsınızdır. Görmezden gelinen bu gerçeklere biraz değinmek istiyorum.Her çocuk hayatı boyunca fiziksel, cinsel, ruhsal olarak istismara uğrayabilir. Benim bahsedeceğim cinsel istismar ise en hızlı artış gösteren şekildir. Aslında en çok maruz kaldıkları fiziksel istismar çoğu zaman cinsel istismarın içine de dahil olmaktadır.

Ulusal Çocuk İstismarı ve İhmali Merkezi, cinsel istismarı “Yetişkinin cinsel stimülasyonu için çocuğun kullanıldığı, yetişkin ve çocuk arasındaki temas ya da etkileşimdir.” olarak tanımlarken; bir makalede karşılaştığım “Çocuk ve erişkin arasındaki temas ve ilişki, o erişkinin veya başka birinin seksüel uyarımı için kullanılmışsa, çocuğun cinsel olarak istismarı kabul edilir” tanımı ise cinsel istismarı çok daha açık bir şekilde ifade etmektedir.

CİNSEL İSTİSMAR İSTATİSTİKLERİ

Birçok ülkede çocuk cinsel istismarı ile ilgili araştırmalar yapılıyor ve ortaya çıkan sonuçlar çok da iç açıcı değil. Sonuçlar arasında birçok farklılık mevcut olduğu için ben de sizlere genel istatistikleri ve bilgileri aktarmaya çalışacağım: Kız çocukların erkek çocuklarına göre daha çok cinsel istismara uğramakta, istismarcıların yaklaşık %80’i ebeveynlerdir, olayların %50 ise evde gerçekleşmektedir ve aile içindeki şiddet ve boşanmalarda çocukların cinsel istismara uğrama ihtimali arttırmaktadır.

 Halk tarafından bilinen önemli bir yanlış ise koitusun olmaması cinsel istismarın olmadığı anlamına gelmemektedir. “Araştırmalara göre çocuk cinsel istismarında %51 dokunmadan istismar varken, sadece %5’inde anal ya da vajinal ilişki vardır. Erkeklerin %42’si anal ilişki ya da ilişki girişimiyle karşılaşırken, kızlarda bu oran %72’dir. Erkek çocuk ve ergenlerin cinsel istismarı daha seyrek açıkladığı, kızların açıklama yapmaya erkeklerden daha meyilli olduğu bilinmektedir.” (5)

CİNSEL İSTİSMAR BULGULARI

Küçük çocuklarda anal cinsel saldırılar sonucu ciddi veya hafif ekimoz ve yırtıklar oluşabiliyor ancak bunlar birkaç gün içinde iyileşebiliyor, büyük çocuklarda ise rektum ve anüs daha çok genişleyebildiği için yaralanma hiç olmayabiliyor ve bulguları saptamak çok daha zor hale geliyor.

Ayrıca cinsel istismarın en sık belirtileri olan anogenital kanama, ödem, kızarıklık ve yırtıkların başka durumlarda da görülebilmesi yanlış tanıya neden olabilirken, kesin kanıt olduğunu da söyleyemiyoruz.

 Çoğu vakada nonspesifik bulgular gözlenmektedir ancak cinsel istismarın kabul edilen 3 kesin delili vardır; 

  • Çocuğun vücudunda, üzerinde ya da oral, vajinal, anal örneklerinde sperm ya da seminal sıvı varlığı
  • N. gonorrhoeae için pozitif test sonucu ya da edinsel sifiliz için serolojik kanıt bulunması (perinatal ve iyatrojenik bulaşma dışlanabilirse)
  • Anal ya da vajinal orifiste kasıtlı, künt, penetran yaralanma

     Anlaşılacağı gibi kesin fiziksel bulguların bulunması oldukça zordur ve aslında cinsel istismarın asıl darbesi görünmeyen psikolojik etkilerdir. Hepimizin de bildiği gibi cinsel istismarın ortaya çıkması gerçekten çok zordur; araştırmalar saldırıların saklama süresinin uzun olduğunu, çocukların %75’inin ilk yıl içinde, %18’inin ise açıklama yapmak için 5 seneden fazla beklediği görülmüştür. (3) İstismarcı, aileden biri olduğunda ise olayın tekrarlanma olasılığı artarken, ortaya çıkma olasılığı azalmaktadır.

Sizler ile son olarak Korunmaya Muhtaç Çocuklar Vakfı’nın bu konudaki çok bilgilendirici olarak gördüğüm broşürünü paylaşmak istiyorum.

https://koruncuk.org/files/istismar-egitim-semineri-brosuru-koruncuk.pdf

 Çocuk cinsel istismarını önlemenin bizlere düşen ve en önemli yollarından biri bu konuda bilinçlenmek ve halkı bilinçlendirmektir. İleride biz hekimler, bu çocukları tanımakla, kurtarmakla ve onları korumakla yükümlüyüz. Okuduğum vakaların birinde yer alan hukuk alanındaki birisinin, cinsel istismar ile ilgili bir konferansa katıldıktan sonra kapanmış olan davayı tekrar incelenmeye alması ile karşılaştım. Bu da bilinçlenmenin ne kadar önemi olduğunu gösteren bir örnektir.

Bu konudan bahsetmek veya düşünmek çoğu kişinin hoşuna gitmezken sayısını bile bilemediğimiz çocuklar bunun ile karşı karşıya kalmaktadır. Çoğu vakada kesin bir bulgu ortaya çıkmıyor ve bu olayların ortaya çıkması zor olduğu için tam olarak kaç çocuk olduğunu bilemiyoruz.

  Tıp eğitim-öğretim hayatımız boyunca bu çocukları nasıl tanıyabileceğimizi ve onları nasıl korumamız gerektiğini öğrenmek zorundayız.

Son olarak ünlü dizi Şahsiyet’i mutlaka izlemenizi tavsiye ediyorum.

KAYNAKLAR

(1)https://www.adlitipbulteni.com/article/view/629

(2)http://www.turkpsikiyatri.com/Data/UnpublishedArticles/06p7ac.pdf

(3)https://www.adlitipbulteni.com/index.php/atb/article/view/485

(4)https://www.adlitipbulteni.com/index.php/atb/article/view/1029

(5)https://www.psikiyatri.org.tr/uploadFiles/219201618057-CocukCinsel_istismar_bilgilendirme_dosyasi.pdf

Yazar: Binnur Şan

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.