GÜNDÜZ DÜŞLERİ

GÜNDÜZ DÜŞLERİ

Rüyalar tarih boyunca insanlığın çözmeye çalıştığı en büyük gizemlerinden biri olmuştur. Geçmişte ise mitoloji ve dinler kullanılarak bu büyülü olaya bir açıklama getirilmeye çalışılmıştır

Bilim ise rüyaları fizyolojik açıdan uyku sırasındaki nöral süreçlere bir tepki, psikolojik açıdan ise bilinçaltının bir yansıması olarak görmesine rağmen hala tam bir açıklamada bulunamamaktadır.

Bu karmaşanın içerisinde durumu daha da zorlaştıran bir tanım var ki bugün ki yazımda buna değineceğim.

Psikanalitik kuramın kurucusu olan Sigmund Freud rüyaları bilinç dışı süreçlerin dışa vurumu olarak tanımlar.

Peki sizlere insanların bilinci yerindeyken oluşturduğu ve gece rüyalarından neredeyse farkı olmayan düşler görebildiğini söylesem şaşırır mısınız? Muhtemelen Hayır. Çünkü çoğumuz bu düşleri her gün görüyoruz. Bir yolcukta, veya güzel bir şarkı dinlerken hatta kahvemizi yudumlarken, belki de en çok derslerde veya masa başında çalıştığımız zamanlarda. Kolayca zihnimizde beliren bu düşleri görürken varoluşundaki ironiyi daha önce fark etmiş miydiniz?

  • Gündüz düşlerinin tanımında yer alan bu karmaşa, bilinç evrelerinden biri olan uyuklama hali ile açıklanmaya çalışılıyor olsa da netlik kazanmış değil. Bu durum insan zihninin karmaşasını bir kez daha gözler önüne seriyor.
  • Ders dinlerken veya sınavlara hazırlanırken gördüğümüz gündüz düşleri çoğu zaman dikkat dağıtıcı ve zaman kaybettirici gelse de aslında bu büyüleyici düşlerin bizlere kattığı pek çok şey var. Geleceği prova edebilme, Olası senoryaları gözden geçirebilme, çeşitli hayat olayları için hazırlıklı olabilme ve onlarla mücadele edebilme, yeni maceralar canlandırabilme ve daha yüzlercesi için fırsat sunan yaratıcılığın serbest kaldığı tamamen bize ait bir alan sunan rüyalar.
  • Biraz da istisnai durumlardan bahsedelim. Çoğumuz için vazgeçilmez olan bu düş diyarları kimimiz için alternatif gerçeklik halini alıyor. Hayal aleminde yaşamanın gerçeklikte yaşamaktan daha cazip geldiği bu kişilerde kimi zaman obsesyonlar ve insan ilişkilerinde sıkıntılar yaşanabiliyor.
Young Student Thinking in Class — Image by © Corbis
  • Son zamanlarda bu alanda çalışan sinir bilimcilerin bulgularına göre beyinde otobiyografik zihinsel görüntüleme için çalışan bir sinir ağı bulunuyor. Araştırmacılar odaklanarak yaptığımız bir işimiz olmadığında bu sinir ağ hareketlendiğini söylemekte. Söz konusu bağlantıların benlik algımızda ve dış dünya ile içsel yaşantımızı entegre etmede kritik rol oynadığı düşünülüyor.

Yani Gündüz düşleri ile bir senaryo oluşturuyor. Bu senaryoda çeşitli davranışlarda bulunuyoruz. Sonrasında ise bu senaryolar gerçek hayatta yaşanmışcasına benlik algımızda, karakterimizde yer ediyor. Aynı durum çevremizdeki insanlarla iletişimimizde de geçerli. Belki de farkına varmadan kendi dünyalarımızı kuruyor, insanları kendi düşlediğimiz şekillerde görüyoruz. İnsanların kendi düşünce şekillerini değiştirdiği zaman dünyaya bakış açılarının değişmesinin kaynağında bu yatıyordur belki kim bilir?

  • ABD’nin önde gelen üniversitelerinden Yale’de kıdemli bir psikoloji profesörü olan Jerome L. Singer’a göre gündüz düşleri “olumlu-yapıcı” ve “disforik” olmak üzere ikiye ayrılıyor. Bunların ilki, adından da anlaşıldığı üzere, keyifli ve yaratıcı senaryoları; ikincisi ise mutsuzluk, başarısızlık gibi temalardan oluşan sıkıntılı senaryoları içeriyor. Bu iki türden de gün içerisinde sık sık düşlere dalıyoruz. Bu görüşün yanı sıra bazı bilim adamları da düşleri, sıradan-gündelik-dünyevi düşünceler ve olağan dışı-uçuk fanteziler olarak kategorize ediyor.

  • Bilimsel sınıflandırması ne şekilde yapılırsa yapılsın bu düşlerin kimi zaman bizi havalara uçuracak ve saatlerce uzaklara dalıp gitmemizi sağlayacak kadar güzel, kimi zaman ise derin bir melankoliye sebep olabilecek kadar güçlü olduklarını biliyoruz.

Yazımın sonlarına yaklaşırken bir kaç bilimsel veriden veriye yer vereceğim. Araştırmalara göre uyanık olduğumuz zamanın %30’unu düşlerimizle geçiriyoruz. Bu süre yaklaşık olarak günün 5 saatine denk geliyor. Ortalama yetişkin uyku süresini de 6 saat düşünür ve gece rüyalarımızı hesaba katarsak hayatımızın büyük bir kısmının düşler aleminde geçtiğini söyleyebiliriz. Bence gerçeklikle yarışsalar çok çekişmeli olurdu. Kazanana karar vermekte epey zorlanırdım.

Son olarak Teoman’ın Gündüz Düşleri isimli güzel parçasının linkini
dinlerken uzaklara dalmanız için buraya bırakıyorum.
https://youtu.be/5Zmo1GofXkY

  • KAYNAKÇA:
  • epistemturkiye.org/bilincli-ruyalar-ile-ruya-kontrolu/

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.