Hayallerinin Peşinden Bilimle İlerleyenin Hikayesi: Canan Dağdeviren

Hayallerinin Peşinden Bilimle İlerleyenin Hikayesi: Canan Dağdeviren

4 mayıs 1985 tarihinde İstanbul’un Üsküdar ilçesinde doğmuştur. Adanalı bir anne ve Sivaslı bir babanın ilk çocuğudur. Dağdeviren, bir konuşmasında anne ve babası için; “Annem DNA gibi sarıp sapmalar. Elektron yörüngeleri gibi insanları asla ayırt etmez,asla gruplamaz. H2O kadar saftır. Ne zaman negatif durumda olsam beni proton gibi çeker. Babam ise çoğu zaman fizik kurallarına aykırıdır, yoktan var eder.” tanımlamalarını yapmıştır. Ayrıca Caner ve Emre isminde iki erkek kardeşe sahiptir.

Sevgiyi ve bilgiyi ailesinde gördüğüne vurgu yapan Dağdeviren’in bilime olan aşkı daha küçük yaşlarda başlamıştır. Bir taşı alıp onu atomlarına ayırabileceğini iddia ettiğinde, ailesi onun bilime olan merakını fark eder. Babası Marie Curie’nın hayatıyla ilgili bir kitap alır ona. Marie Curie’nin eşi Pierre Curie’nin keşfi olan piezoelektrik (malzemenin üzerine bir basınç uygulandığında bu basınçtan elektrik enerjisi üretilebilmesi) daha o anlarda ilgisini çeker. İleride malzemelerin piezoelektrik özelliğinin insan organlarında hayat bulduğu çalışmalar yapacaktır.
Beş yaşlarındayken, dedesinin yirmi sekiz yaşındayken kalp yetmezliğinden dolayı vefat ettiğini öğrenir. Bu yüzden Dağdeviren, yirmi sekiz yaşına gelinceye kadar kalp hastalıklarının tedavisine yönelik çalışmalarda bulunmak ve bu konuda başarılı olmak adına kendi kendine söz verir. Kendine verdiği bu sözü de piezoelektrik aletleri kullanarak kalbin üzerine yapıştırılabilen ve kalbin atış enerjisini elektrik enerjisine dönüştürebilen giyilebilir bir kalp pili icat ederek tutar.

Bu yazımızı da inceleyebilirsiniz.

Üniversiteye hazırlık sürecinde, bir fuarda Erdal İnönü ile tanışır. Erdal İnönü’nün ona imzalayarak verdiği “Anılar ve Düşünceler” adlı kitabıyla hayatı kökten değişir ve aklındaki soru işaretleri cevap bulur. Etrafındaki birçok insanın fizik okuyup ne yapacaksın sorularına karşın, o okuduğu iki kitabın onda bıraktığı izleri takip eder. Ankara’da Hacettepe Üniversitesi fizik mühendisliğini kazanır, 2007 yılında mezun olur.
Sabancı Üniversitesi’nde Malzeme Bilimi ve Mühendisliği Bölümü’nde yüksek lisans eğitimi alır. 2009 yılında yüksek lisans eğitimini tamamlar ve o yıl Fulbright bursu kazanarak University of Illinois at Urbana -Champaign’de Malzeme bilimi ve Mühendisliği Bölümü’nde doktora eğitimine başlar. Doktora süresince fizik, kimya, elektronik, mekanik ve tıp alanlarında; esnek, katlanabilir, vücut içine ve deri üstüne yapıştırılabilir elektronik aletler üzerinde çalışmalar yürütür. Bu süreçte birçok bilgi edinir ancak ilk üç yıl hiçbir projesini hayata geçiremez.Etrafındaki insanlar onun gerçekleştirmek istediği projelerin çılgın ve tuhaf olduğunu, başarılı olamayacağını düşünürler. Fakat farkına varamadıkları bir şey vardır; inovasyonu “çılgın ve tuhaf aktiviteler bütünü” olarak tanımlayan ve hayallerini gerçekleştirmek adına çok çalışan Dağdeviren asla vazgeçmeyecek, sonrasında da başaracaktır.
Pilsiz çalışan giyilebilir bir kalp çipi ve cilt kanserini teşhis eden bir cihaz geliştirir. Forbes dergisinin “30 Yaş Altı 30 Bilim İnsanı” listesinde yer alır. Harvard Üniversitesi’nin Genç Akademi üyeliğine seçilen ilk Türk bilim insanı olur. Gençlerin Nobel ödülü olarak adlandırılan “Science and SciLifeLab” Ödülü’nü tıp alanında yaptığı değerli çalışmalarla kazanır.
30 yaşına geldiğinde, MIT(Massachusetts Institute of Technology)’den hocalık teklifi alır. Kanser enstitüsü, beyin enstitüsü ve MIT’nin ortaklığında çalışmalarını sürdürür. Sonrasında “MIT Media Lab”i hayata geçirir ve kurmuş olduğu araştırma grubuyla birlikte halen çalışmalarına devam etmektedir.

Biyolojik dili elektronik dile çevirerek vücudumuzun bize ne anlatmak istediğini çözmeye çalışan projeler geliştiren ve bu çalışmaları iki kıtayı birbirine bağlayan biricik şehrimiz İstanbul’a benzeten Canan Dağdeviren, bilimin yolunda etrafındakilere de ışık olarak yürümektedir. Son sözü Dağdeviren’nin başarı dolu hikayesinde ona ışık tutan bir sözle bitirmek isterim.
“Bir gün benim sözlerim bilime ters düşerse bilimi seçin.”
Mustafa Kemal ATATÜRK

Kaynaklar:

26.Kalite Kongresi-Dr. Canan Dağdeviren’in konuşması.

Dr. Canan Dağdeviren/Bilim insanı-2018 Çatı konuşmaları

Canan Dağdeviren. Alındığı yer:

https://tr.m.wikipedia.org/wiki/Canan_Da%C4%9Fdeviren

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.