Hastalıkların Mucitleri-1: “Thomas Addison”

Hastalıkların Mucitleri-1: “Thomas Addison”

Her hastalığın bir mucidi vardır. Bazı hastalıklar mucidinin isminden izler taşır. Hem araştırmalarımda hem de derslerimin içeriğinde karşıma çıkan hastalıklara ve o hastalıklara ismini veren mucitlerin hayatlarına değineceğim bu yazı serisinin ilki Thomas Addison’un hayatını konu almakta. İçinizden “Addison hastalığı… ismini duymuştuk da hangi organı etkiliyordu? Fizyopatolojisi, klinik tablosu ve daha birçoğu tam olarak nasıldı?” diyebilirsiniz. Thomas Addison’un hangi tarihte doğduğu bu yazıyı okuyup bitirdiğinizde aklınızda kalmayabilir ama Addison hastalığının mucidi olduğunu bu yazından sonra unutmayacaksınız. Haydi ufaktan başlayalım bu yazının yolculuğuna.

Hastalıkların Mucitleri-1: “Thomas Addison”
https://tr.wikipedia.org/wiki/Thomas_Addison

Nisan 1793’te Longbenton’da doğdu. Longbenton’da bir bakkal ve un tüccarı olan Sarah ve Joseph’in oğlu Addison, öğrenimine kilise kâtibi John Rutter öncülüğünde başladı. Sonrasında Royal Free Grammar School’a gitti ve orada iyi derecede Latince öğrendi. Babası eğitim konusunda çok hassastı bu yüzden Thomas Addison’un eğitimiyle yakından ilgilendi ve onu her zaman destekledi. 1812’de Thomas, Edinburgh Üniversitesi’nde tıp öğrencisi oldu. 1815’te “Frengi ve Civa Hakkında” (Londra’daki Wellcome Kütüphanesi’nde yer almaktadır.) adlı tez çalışmasıyla tıp doktoru oldu. Sonrasında bir süre devlet dispanserinde görev yaptı. O zamanlarda ünlü bir dermatolog olan Thomas Bateman ile tanıştı ve Bateman ona cilt hastalıklarına dair kalıcı bir ilgi aşıladı. 1824’te Guy’s Hastanesi’nde Dermatoloji Departmanı’nı kurdu. Orada cilt hastalıklarının balmumu modellerinden oluşan bir koleksiyon hazırladı. 1827’de öğretim görevlisi oldu. 1835’te Addison, Richard Bright’la birlikte pratik tıp dersleri verdi. “Elements of the Practice of Medicine” adlı kitabını 1839’da kaleme aldı.

Addison hastalığının hikayesi ilk olarak 1714’te Eustachius tarafından adrenal bezlerin tanımlanmasıyla başladı. Addison ilk olarak London Medical Gazette’de kısa bir makale yazdı. Bu makalede anemi ile böbrek üstü kapsülleri hastalığının farklı iki form olduğuna değindi. Sonrasında anemiyi böbrek üstü kapsüllerinin hastalığından ayıran çeşitli araştırmalar yaptı. Böylece böbrek üstü kapsüllerinin hastalığı günümüze Addison hastalığı olarak gelmiş oldu.

11 vaka incelenerek yapılan bir çalışmada hastalığa dair şu notlar alınmıştır:

“Anemi, halsizlik, kalp hareketlerinde azalma, midede rahatsızlık gibi durumlarla birlikte vücudun tüm yüzeylerinde gözlemlenen ancak en çok yüz, boyun, üst ekstremite, penis, skrotum, koltuk altı ve göbek çevresinde karşılaşılan ciltteki renk değişikliği ile karakterize böbrek üstü kapsüllerinin hastalığıdır.”

Ayrıca Addison, hastalığın her iki cinsiyette de semptomların başlangıcının genellikle orta yaşlarda olduğunu gözlemledi. Addison hastalığının keşfinin yanında, 1843’te o zamana kadar interstisyel pnömoni olduğu düşünülen pnömoni patolojisini doğru bir şekilde tanımladı Thomas Addison. Bronşiyal dalları “Hava hücrelerindeki pnömonik birikintiler” olarak tanımladı ve alveolar sonlanmalarına kadar gözlemleyebildi.

Eylül 1847’de Lanercost Kilisesi’nde Catherine Hauxwell ile evlendi. Haziran 1860’da vefat etti. Anısına patoloji müzesine bir büstü yerleştirildi, Guy’s Hastanesi’ndeki bir salona “Thomas Addison” adı verildi.

Biyografi yazarken kişinin hangi yıllarda neler yaptığına ve daha çok neleri başardığına odaklanırız. Aslında gerçek hayat hiç de öyle değildir. Yani insan yıllar ve mezun olduğu okullardan ibaret değildir. Örneğin kaynaklara göre Thomas Addison 1838’e kadar Kraliyet Doktorlar Koleji’ne üye seçilemedi. Utangaç olması sebebiyle bazı konularda geri planda kaldı ama tanısal parlaklığı ve güçlü öğretisini hem hastalara hem de öğrencilerine en iyi şekilde yansıtabildi. Halâ Thomas Addison’un on dokuzuncu yüzyılda iletişimin ve etkileşimin günümüzden çok daha az olduğu bir zamanda yapmış olduğu hastalık keşiflerini öğreniyoruz. Peki bir diğer bakışla yirmi birinci yüzyılda, iletişimin ve etkileşimin çok fazla olduğu şimdiki zamanda, yüzyıllara aktarılacak nice keşiflerin mucitlerinden biri niye bizler olmayalım?

Yorumlarınız, katkılarınız, eleştirileriniz bizler için çok değerli. Yorumlar kısmından yazıyla ilgili düşüncelerinizi yazabilirsiniz. Gelecek ay “Hastalıkların Mucitleri” yazı serimin ikinci yazısında görüşmek üzere. Sevgiyle ve bilgiyle kalın.

YARARLANILAN KAYNAKLAR:

  1. Thomas Addison (1793-1860). Alındığı yer: Journal of The Royal Society of Medicine. Alındığı tarih:04.02.2021

doi: https://dx.doi.org/10.1258%2Fjrsm.97.6.297

https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC1079500/#:~:text=Thomas%20Addison%20is%20best%20remembered,at%2015%20Wellington%20Villas%2C%20Brighton

2. Addison hastalığı belirtilerini geç veriyor. Alındığı yer: İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi. Alındığı tarih:06.02.2021

https://www.okanhastanesi.com.tr/addison-hastaligi-belirtilerini-gec-veriyor#:~:text=Di%C4%9Fer%20ad%C4%B1%20adrenal%20yetmezlik%20olan,aldosteron%20hormonlar%C4%B1%20kanda%20azalmaya%20ba%C5%9Flar

3. Thomas Addison. Alındığı yer: Britannica. Alındığı tarih: 06.02.2021

https://www.britannica.com/biography/Thomas-Addiso

4.  Addison’s Disease. Alındığı yer: Mayo Clinic. Alındığı tarih: 06.02.2021

https://www.mayoclinic.org/diseases-conditions/addisons-disease/symptoms-causes/syc-20350293#:~:text=Addison’s%20disease%2C%20also%20called%20adrenal,%2C%20often%2C%20too%20little%20aldosterone

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.