Karanlıktan Neden Korkarız?

Karanlıktan Neden Korkarız?

Karanlıktan korkar mısınız? Gün ışığında duyduğunuz tıkırtılar sizi pek rahatsız etmezken gece kabusa dönüşebilir.  Peki neden böyle olur? Korktuğumuz şeyler önceden belirlenmiş olabilir mi? Korkularımız hangi faktörlere bağlı olarak gelişir? “Korku” gelişirken nasıl bir süreç izler?

Karanlıktan Neden Korkarız?

                Bilinen mekanizmalardan bir tanesi “şartlandırılmış koşullanma”dır. Size özel bir şey hissettirmeyen uyaranla buna karşı gösterdiğiniz bilinçli olmayan tepkinizin birbirleriyle bağlantılı olma durumu. Normalde size zarar vermeyen köpek bir gün size saldırırsa ve bunun sonucunda acı çekip hastaneye gitmeniz gerektiğinde diğer köpeklere daha temkinli yaklaşırsınız. Dolayısıyla nötr uyaran, şartlandırılmış bir uyarana dönüşmüş olur ve siz de bilinçli olmadan tepki gösterirsiniz. Bunun gibi aşırı ve “kişiye özel” korkular(karanlık da buna dahil) şartlandırılmış koşullanma sonucu oluşmuş olabilir. Deneyim sonucu gelişen korku..

                İnsanlarda ve hayvanlarda yapılan bir deney şartlandırılmış tepkilerin amigdala ile bağlantılı olabileceğini gösteriyor. Amigdala, kişi korktuğunda ya da öfke, heyecan gibi güçlü duygular hissettiğinde beynin uyarılan bir bölgesidir.

                Çocuklara yapılan bazı anketler de karanlık ya da örümcek gibi korkularının geçmişteki kötü deneyimleriyle bağlantılı olduğunu gösteriyor. Ama yine de bazı insanlarda fobiler sadece deneyimle gelişmeyebiliyor. Arachnophobia (örümcek fobisi) dünyada çok sık görülen bir fobi olmasına rağmen fobisi olan herkes bir örümcek saldırısına uğramamış. 1000’den fazla çocuk ve genci kapsayan bir anket sonucunda bu tarz korkuları “modelleme” ile de korkuları öğrenebileceğimiz sonucuna ulaşılmış. Bu aile bireylerinden birinin başına gelmiş bir olay olmakla birlikte televizyonda izlenen köpek balığı saldırıları ya da korku filmlerinde karanlıkta saklanan kötü adamlar da geliştirilen korku kaynağı olabilir.

                Ankette daha sık görülen sebep ise “öğretilebilen korku”. Bu da birinin size o şeyden korkmanız gerektiğini söylemesidir. Bu bir annenin “Yabancılar çikolata verirse sakın alma!” demesiyle olabileceği gibi, televizyonda gördüğümüz terörist saldırılarıyla da öğrenilebilir. Bu insanların zihinlerinde hazır bulunan bilgileri kullanma yatkınlığından kaynaklanıyor. Araştırmacılar kişileri nötr oldukları bir olgudan korkmaları için koşullandırmaya çalıştıklarında, direkt söylediklerinde daha başarılı olduklarını gösterdiler.

                Bahsedilen araştırmalar incelendiğinde psikologlar bazı türlerin belirli tipte korkular geliştirmeye daha yatkın olduklarını fark ettiler. Primatlar yılan ya da örümceğe karşı korku geliştirmeye daha rahat koşullandırılabilirken bir ceylana ya da tavşana karşı koşullandırılamıyor. Buna “biyolojik olarak hazırlıklı olma” fenomeni diyorlar. Bunun neden olduğunu tam olarak söyleyemesek de bazıları atalarımızın davranışlarının kökleştiğini ve bunun bizim neslimize kadar aktarıldığını savunuyor. Memelilerin sürüngenlere daha rahat korku geliştirmesi de bu sebebe bağlanabilir, ne de olsa ilk memeliler eski sürüngenler tarafından öldürülebilirdi.

                Karanlık fobisi evrimsel olarak da gece yırtıcı hayvan saldırılarına karşı tetikte olmakla açıklanabiliyor. Bunun için Tanzanya’nın aslan saldırıları riski olan bazı bölgelerinde bir çalışma yapılmış. 20 yılı aşkın binden fazla aslan saldırısı verileri incelendiğinde bunun en fazla günbatımından hemen sonra insanların dışarıda olduğu zamanda yaşandığı görülmüş. Fakat aynı zamanda saldırıların dolunaydan 10 gün sonra günbatımından hemen sonra olmasına rağmen gecenin en karanlık zamanında 4 kata kadar daha fazla görüldüğü tespit edilmiş. Bu da atalarımızın dolunay ya da karanlık korkusunun koşullanıp bize aktarılması fikrini gündeme getiriyor. Dolayısıyla yırtıcı hayvan saldırılarına karşı tetikte olma içgüdüsüyle karanlıktan korkmaya daha yatkın olabiliriz. Bu çalışma karanlığın risk faktörü olduğunu gösteren ilk çalışmalardan olduğu için önemlidir.

                Korkularımızın neden kaynaklandığıyla alakalı birkaç fikrimiz olduğuna göre bunlarla nasıl baş edebileceğimizden konuşabiliriz. En etkili tedavilerden birisi “maruziyet terapisi”. Bu yöntem koşullanmanızı tam tersi yönüne çevirmenizi sağlıyor. Korkunuza ufak dozlardan başlayarak maruz bırakılıyorsunuz. Bu, ışıkları tamamen 5 saniye boyunca kapatmak, örümcekle aynı odada bulunmak, yabancı insanlarla konuşmak şeklinde olabilir, ta ki duruma alıştığınızı düşünene kadar. Sonrasında ışığı daha uzun süre kapalı tutabilir, örümceğe dokunabilir, daha fazla yabancı insanla konuşabilirsiniz.

Korkunuzu kontrol altına alıp onun sizi yönlendirmesine izin vermeyene kadar bunu aşamalı olarak devam ettirebilirsiniz.

Kaynaklar

https://onlinelibrary.wiley.com/doi/abs/10.1111/j.1469-7610.1976.tb00375.x

https://www.sciencedirect.com/science/article/abs/pii/S0005796799001552

https://onlinelibrary.wiley.com/doi/abs/10.1111/j.1469-7610.1976.tb00375.x

https://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S0896627305008238

https://psych.nyu.edu/phelpslab/papers/07_NN_V10No9.pdf

https://www.psychologytoday.com/intl/articles/200801/10-ways-we-get-the-odds-wrong

https://www.sciencedirect.com/science/article/pii/0010028573900339

https://www.tandfonline.com/doi/abs/10.1080/08917779208248798

https://www.sciencedirect.com/science/article/abs/pii/S0005796797000508

http://people.whitman.edu/~herbrawt/classes/390/Ohman.pdf

https://journals.plos.org/plosone/article?id=10.1371%2Fjournal.pone.0022285

https://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S0272735806001164

Yazar: Serra AYDİL

1 thought on “Karanlıktan Neden Korkarız?

    Yavuz

    (23 Ağustos 2019 - 12:20)

    İyi günler. Deneyimle edinilmiş korku ve öğretilebilen korku konusunu anlayabilsem de, atalarımızın korkusunun bizi nasıl etkileyebildiği konusunda merakımı arttırdı yazınız. Örneğin şehirler oluşmaya başladıktan, ışık ulaşılabilir olduktan sonra kaybetmemiz gerekmez miydi karanlık korkumuzu? Korkunun taşınımı nasıl oluyor? Kaynak önerebilirseniz bu konu hakkında memnun olurum. Yazınız, emeğiniz içi n teşekkür ederim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.