RÖNESANS’IN BAŞYAPITINA TIBBİ BİR BAKIŞ: 500 YIL BOYUNCA FARK EDİLEMEYEN AYRINTI

RÖNESANS’IN BAŞYAPITINA TIBBİ BİR BAKIŞ: 500 YIL BOYUNCA FARK EDİLEMEYEN AYRINTI

Şekil 1. Davud Heykeli
Akademi Galerisi, Floransa
Şekil 1. Davud Heykeli
Akademi Galerisi, Floransa

Rönesans dönemi İtalyan ressam, heykeltıraş, mimar ve şairi Michelangelo, heykeldeki başarısını kanıtladığı ilk ve en ünlü eseri olan Hz. Davud ’un heykelini yaptığında henüz 26 yaşındaydı. Beş buçuk metrelik bir mermer kütleden çıkaracağı eser için genç dahi, mermer bloğun yanına bir baraka inşa ederek yardımcı olmadan, çoğu zaman gece-gündüz çalışarak Rönesans sanatının harikalarından birini ortaya çıkardı. Eser, yapıldığı günden bu yana milyonlarca kişi tarafından ziyaret edilmiş, belki de dünyanın en ünlü heykelidir.

Figürde neredeyse mükemmel insan oranı betimlenmiştir. Heykel, erkek form bilgisi esas alınarak ‘Disegno’ sanatsal disiplini ile temellendirilmiştir. Bu disipline göre heykel en iyi sanat şeklidir. Çünkü, ilahi yaradılışı taklit etmektedir. Michelangelo bu disipline olan bağlılığını şu davranış şekliyle ortaya koymuştur; sanki Hz. Davut onun çalıştığı mermer bloğun zaten içindedir ve onu dışarıya çıkarmak ister. Hatta bu durumu daha sonradan, “Mermere sıkışmış bir melek gördüm ve onu özgürlüğüne kavuşturuncaya dek mermeri oydum.” şeklinde ifade etmiştir.

Esasında gerçek insan oranları gözetildiğinde heykelin oranları gerçek insanınkine göre oldukça farklıdır. Baş ve üst vücut, alt vücut oranlarına göre daha büyüktür. Kimileri bunu maniyerist stile dayandırsa da en kabul görmüş açıklama, heykelin bir kilise cephesine veya yüksek bir kaidenin üzerine oturtulma amacıyla hazırlanmış olması ve bu şekilde bir açıdan bakıldığında oranların doğru görülecek olduğudur. Ayrıca heykelin sağ eline bakıldığında vücudunun geri kalanına oranla fazla büyük kaldığı fark edilir. Bu asimetrinin, Michelangelo’nun Hz. Davut’a verdiği ‘Manu Fortis’ (güçlü el) takma adından kaynaklandığı düşünülmektedir.

Heykel, ilk bakışta dini bir figüre benzemese de dikkatle bakıldığında sol omzunda tuttuğu sapan ve sağ elindeki taş görülür. Bu objelerden yola çıkarak Michelangelo’nun işlediği konunun kutsal kitaplarda ve bazı dini metinlerde geçen, Hz. Davut’la korkunç dev Goliath’ın (Calut) yüzleşmesi olduğunu anlayabiliyoruz. Bu yüzleşme aslında başka birçok sanatçı tarafından konu alınmıştı; fakat bu eserlerde Hz. Davut çoğunlukla Goliath’ı yendikten sonra tasvir ediliyordu. Michelangelo’nun Davut’unda ise yüzleşmeden hemen öncesinin tasvir edildiği oldukça açıktır. Bunu, figürün rahat ama tetikte duruşundan ve yüzündeki gergin ifadeden anlayabiliyoruz.

Geçtiğimiz yıl Floransa’nın Accademia Galerisi’nde Hz. Davud heykelini ziyaret eden Marian Üniversitesi Osteopatik Tıp Koleji’nde öğretim üyesi Dr. Daniel Gelfman, heykel üzerindeki 500 yıldan uzun süredir farkına varılmamış anatomik bir dokunuşa dikkat çekti.

İnsanlarda fizyolojik olarak ve heykellerin çoğunda da gövdenin üst kısmından boyna doğru uzanan juguler ven (şah damarı) dışarıdan görünmez. Ancak bu Rönesans şaheserinde, potansiyel olarak ölümcül bir rakip Goliath ile yüzleşmek üzere olan, heyecanlı ve gergin genç adamda damar açıkça distandü (gerilmiş) ve köprücük kemiği üzerinde görünür hale getirilmiştir. Dr. Gelfman bunu şöyle açıklamıştır:

Juguler ven distansiyonu, artmış intrakardiyak basınç (kalp içi basıncın artması) ve olası kardiyak disfonksiyon (kalbin pompalama işlevini görememesi) gibi hastalıklarda ortaya çıkar. Ancak eserde Davut oldukça genç, hatta muhtemelen sağlıklılık ve fiziksel güç anlamında zirvede olduğu yıllarda. Dolayısıyla burada başka bir bağlamda düşünmemiz gerek; örneğin geçici bir uyarılma durumu. Juguler ven bu sebeple de ortaya çıkabilir. Davut bir deve karşı savaşmaya hazırlanıyor, elbette bu şekilde olmalıydı.

JAMA Cardiology dergisinde yayınlanan yazısında Gelfman, Michelangelo’nun bazı sanatsal çağdaşları gibi anatomik eğitim aldığını yazdı. Buna göre, heyecanlı ya da gergin sağlıklı bireylerde geçici juguler venöz şişkinlik olabileceğini zaten biliyor olması gerekirdi.

Gelfman’a göre etkileyici olan şey, bu gözlemin tıp bilimi tarafından keşfedilmesinden ve belgelenmesinden yaklaşık bir asır önce sanatçı tarafından biliniyor olmasıdır. 1504 yılında Hz. Davut heykelinin yapıldığı sırada anatomist ve Doktor William Harvey, dolaşım sisteminin gerçek mekaniğini henüz tanımlamamıştı. 1628 yılına kadar da tanımlanamayacaktı; ancak Michelangelo’nun gözlem gücü, damarın davranışındaki değişiklikleri kendi başına tespit edecek kadar keskindi. Aslında bu anatomik detay, Roma’da Papa II. Julius’un mezarındaki Hz. Musa heykelinde tekrar karşımıza çıkıyor. Gelfman, bu sanat eserinde çoğu izleyicinin oturan Musa figürünün heyecanlı bir durumda olduğu konusunda hemfikir olduğunu yazdı. Buna karşılık, Michelangelo’nun Pieta adlı eserinde henüz ölen ve annesinin kucağında yatmakta olan Hz. İsa figürünün şah damarı, anatomik anlamda olması gerektiği gibi, gerilmemişti ve görünmüyordu. Heyecanlı, korkmuş ya da telaşlı bir durum söz konusu olduğunda ise Michelangelo bu dolaşım gözlemini eserinde ifade etmek istemiş olmalıydı. Gelfman, “Kardiyovasküler fizyolojide bu kadar sınırlı bilginin olduğu bir zamanda, bu bulgunun farkında olma ve sanat eserinde ifade etme becerisine hayret ediyorum.” diye yazdı. “İlginçtir ki, bugün bile bu fenomen tipik kardiyoloji ders kitaplarında tartışılmamaktadır.”

Şekil 2. Musa'nın Hükmü Heykeli
San Pietro Bazilikası, Floransa
Şekil 2. Musa’nın Hükmü Heykeli
San Pietro Bazilikası, Floransa


Şekil 3. Pieta Heykeli
Aziz Petrus Bazilikası, Vatikan
Şekil 3. Pieta Heykeli
Aziz Petrus Bazilikası, Vatikan

Bu ayrıntı her ne kadar 500 yıldan fazla bir süredir apaçık bir yerde saklanıyor olsa da Gelfman’ın Floransa ziyareti sırasındaki gelişigüzel gözlemi ile Michelangelo’nun ‘distandü juguler ven’ tasviri tıp literatürüne ilk kez kaydedilmiştir. Gelfman’ın raporunu okuyan iki kardiyolog ise bu bulgunun muayenenin ilk etabında basitçe hastaya bakmanın bile ne kadar büyük bir tanısal güce sahip olduğunu vurguladığını ifade etmiştir.

Staten Island Üniversite Hastanesinde kardiyak elektrofizyolojiyi yöneten Dr. Marcin Kowalski şöyle söylemiştir:

500 yaşındaki bir heykelin tanıda kullanılabilecek fiziksel bulguları tasvir edebilmesi inanılmaz. Günümüzün teknolojik taramaları ve kan testleri çağında, anatomi veya tıp öğrencilerinin hastalıkları sadece gözlem yoluyla teşhis edebilmeleri de beni her zaman şaşırtıyor. Umarım fizik muayene sanatı genç hekimlerimizin repertuarından çıkmaz ve tıp fakülteleri yüksek teknolojiye sahip testlerden önce fiziksel bulguları öğretmeye devam eder.

Long Island Jewish Valley Stream Hastanesinde kalp yetmezliği servislerini yöneten Dr. David Friedman da bu düşünceleri yineleyerek, Gelfman’ın ‘Davud İşareti’ olarak adlandırdığı şeyin gözleminin doktorlara klinik fiziksel muayenenin inceliklerini, bunun hastalıklar ile ne kadar yakından ilişkili olabileceğini hatırlatması gerektiğini vurgulamıştır. Ayrıca, tıbbın bir sanat olduğu konusundaki boşluğu doldurmaya da yardımcı olduğunu söylemiştir.

Stendhal Sendromu* belirtilerini göstermeye başlayan okurlarım için yazımı yine ünlü heykeltıraşımızın bir sözüyle bitirmek istiyorum,

“İnsanlar, ustalığımı elde etmek için benim ne kadar çok çalıştığımı bilseler o kadar hayret edilecek bir şey olmadığını düşünürlerdi.

(Michelangelo)

*Stendhal Sendromu (Floransa Sendromu): Sanat zehirlenmesi olarak da tarif edilen, kişinin özellikle sanat eserlerinin güzelliği, ihtişamı ve insanı içine çeken havası karşısında kalp atışlarını hızlanması, baş dönmesi, baygınlık geçirmesi, daha da ileri boyutlarında halüsinasyon görmesine sebep olan psikosomatik bir rahatsızlık.

İLERİ OKUMALAR

1. Kur’an-ı Kerim 249, 250 ve 251. ayetler meal ve tefsirleri, https://kuran.diyanet.gov.tr/tefsir/Bakara-suresi/256/249-250-ayet-tefsiri https://kuran.diyanet.gov.tr/tefsir/Bakara-suresi/258/251-ayet-tefsiri

2. Davut Heykeli – Donatello, Michelangelo ve Bernini, https://www.tarihlisanat.com/davut-heykeli/

KAYNAKLAR

1. A medical insight in Michelangelo’s David, ‘hiding in plain sight’, https://medicalxpress.com/news/2019-12-medical-insight-michelangelo-david-plain.html (Dec 26, 2019)

2. Michelangelo, https://tr.wikipedia.org/wiki/Michelangelo  (May 3, 2020)

3. Davut (Michelangelo), https://tr.wikipedia.org/wiki/Davut_(Michelangelo)

4. Michelangelo ve Davut Heykeli, https://wannart.com/icerik/11194-michelangelo-ve-davut-heykeli (Sep 8, 2017)

5. Davut Heykeli Hakkında 12 Bilinmeyen,  https://www.artkolik.net/yazilar/davut-heykeli-hakkinda-12-bilinmeyen-3165  (Dec 22, 2018)

6. Michelangelo eserleri listesi, https://www.wikiwand.com/tr/Michelangelo_eserleri_listesi

Yazar: Zeynep Karabayır

Balıkesir Üniversitesi Tıp Fakültesi

4 thoughts on “RÖNESANS’IN BAŞYAPITINA TIBBİ BİR BAKIŞ: 500 YIL BOYUNCA FARK EDİLEMEYEN AYRINTI

    Orhan Bez

    (17 Eylül 2020 - 00:51)

    Aydınlatıcı ve hedef gösterici bir çalışma. Sanat/Tıp ve İnanç üçgeninde herbirinin birbirleriyle işbirliği ve uyumu sayesinde ancak mükemmelin ortaya konulabileceği ve başarının detayda saklı olduğu gerçeği. Emeğinize sağlık…

      Zeynep Karabayır

      (17 Eylül 2020 - 14:11)

      Çok teşekkürler.

    Yücel Bez

    (17 Eylül 2020 - 08:11)

    Uzun süredir üzerinde düşündüğüm, hayran olduğum bir konu. Floransa’da, heykelin başında ne kadar heyecanlandığımı hatırladım. Teşekkürler, yazmaya devam…

      Zeynep Karabayır

      (17 Eylül 2020 - 14:12)

      Ben teşekkür ederim. Yazmaya devam…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.