SENİ TANIYOR OLAMAM, DEĞİL Mİ? Karşınızda Prosopagnosia

SENİ TANIYOR OLAMAM, DEĞİL Mİ? Karşınızda Prosopagnosia

https://unsplash.com/

Sizi tanıyan her bir insana yabancı olduğunuzu düşünün. Sizle güzel anılar yaşayan, unutulmaz hatıralar biriktiren insanlar sizin için yoldan geçen herhangi bir kişiden farksız. O anıları o kişilerle birlikte yaşadığınızdan bile emin değilsiniz. Yüzleri sizin için hiçbir anlam ifade etmiyor. Burunlarını, gözlerini, dudaklarını ayırt edebiliyorsunuz fakat olmuyor işte onları tanıyamıyorsunuz. Herkesi maske takmış benzer kişiler olarak görmekten kaçamıyorsunuz. Latince yüzlere karşı kayıtsız kalma anlamına gelen “Prosopagnosia”, bize az önce düşünmeye çalıştığımız durumun tıp literatüründeki karşılığını yansıtıyor. Şimdi hazırsanız hep beraber bu nörolojik hastalığın derinliklerine dalalım.

https://unsplash.com/

Uçsuz bucaksız fonksiyonlarla çevrili beynimiz kendi içinde organize bir iş yeri gibi görev paylaşımı yaparak hayatta kalmamızı sağlar. Bu iş yerindeki çalışanlar, günlük hayatta farkına varmadığımız; fakat bizim için elzem olan birçok kabiliyeti ve davranışı dakik bir saat gibi işleyerek yerine getirir. Bu çalışanlardan bir tanesi ise, bugün de üstünde duracağımız, beynimizin oksipital ve temporal loblarının iç kısmına yerleşmiş olan yüz tanıma alanı. Bu alanın çeşitli sebeplerden işlevini yerine getirememesine ise “Prosopagnosia” diyoruz. 1947 yılında Alman Nörolog Joachim Bodamer sayesinde literatüre kazandırılan bu rahatsızlık, bundan sonraki yıllarda çeşitli bilim insanlarının yaptığı çalışmalar ve katkılarla günümüzde tanımladığımız haline ulaşmıştır.




http://www.prosopagnosia.de/Beschreibung_eng.html

Prosopagnosia’nın sebeplerini bir bütün olarak inceleyecek olursak bu bütünün küçük bir kısmının genetik olduğunu, kalan büyük kısmının ise travma veya tümör gibi çevresel veya sonradan oluşan sebeplerle bağlantılı olduğunu söyleyebiliriz. Kalıtsal olarak nitelendirebileceğimiz “Gelişimsel Prosopagnosia”, 1976 yılında McConachie tarafından günümüz literatürüne kazandırılmıştır. McConachie ve diğer doktorlar, hastaları üzerinde birçok tetkik ve araştırmalar yapmış olsa da, hastalarının beyninde herhangi bir hasara rastlayamamıştı. Günümüzde yapılan çalışmalar da, maalesef ki bu rahatsızlığa hangi genlerin sebep olduğunu açıklayamamaktadır; fakat bu tip vakalarda aile hastalık geçmişi incelendiğinde, bu rahatsızlıktan muzdarip olan aile bireylerinin yüz tanıma bölgesini içinde barındıran alanın gri maddesinde, sağlıklı olan kişilere göre bir azalma olduğu görülmüştür. Fusiform yüz bölgesinin travma alması, yine aynı bölgede tümör bulunması gibi sebeplerden kaynaklanan Prosopagnosia ise travmanın boyutuna göre başka alanları da etkileyebilmektedir. Günlük hayatta okuma güçlüğü olarak bilinen disleksi ve duyuların birbiri ile karıştırılması olarak tanınan “Sinestezi” de fusiform gyrus hasarı sonucunda karşımıza çıkabilecek rahatsızlıklardandır. Bu hastalığa sahip kişilerin yüzleri parça parça ayırt edebilirken,” bu verileri birleştirip bir bütün oluşturamadıklarından bahsetmiştik. Bu hastalığın kabul edilmiş bir tedavisi bulunmadığından, Prosopagnosia hastaları iletişimde bulundukları kişileri spesifik özelliklerinden akıllarında tutmaya çalışır. A kişisinin sarı saçlı olması B kişisinin küçük burunlu olması gibi.

https://bmcpsychology.biomedcentral.com/articles/10.1186/s40359-019-0278-z

2019 yılında Prosopagnosia ile ilgili yayınlanan bir çalışmada 30 yaşında olan, ebeveynlerini ve eşini hatta aynada kendisini bile tanımakta zorluk çeken bir kadından bahsedilmektedir. Doğuştan bu hastalıktan muzdarip olan ve kısaca J olarak adlandırılan bu hasta, tanıdığı kişilerin yüzlerini tanıma konusunda ciddi sorunlar yaşamasına rağmen test sonuçlarında herhangi bir beyin hasarı tespit edilememişti. Yüzdeki niyet ve tavırları algılayabiliyordu, ortalama yüzleri çekici olarak ifade edebiliyordu fakat konu tanımlamaya geldiğinde bu konuda başarısız oluyordu. Hasta J, ona bu konu ile ilgili görüşleri sorulduğunda “İnsanları sadece yüzlerinden tanıyabileceğim hiç aklıma gelmedi.” demişti. Sevdiği kişilerin yüzlerinden varlığını hissedememek onlara tutunmak için başka yollar aramasını sağlamıştı. Tıpkı toprağa sıkı sıkıya tutunmak isteyen narin bir çiçeğin kökleri gibi.

https://unsplash.com/photos/0JbiBIHmQtE

The hidden identity of faces: a case of lifelong prosopagnosia; Martin Wegrzyn,  Annika Garlichs. Published online 2019 Jan 22.

Bodamer’s (1947) paper on prosopagnosia; Melanie Florence & Hadyn D.Ellis. Published online: 16 Aug 2007

A life with prosopagnosia. D. R. Fine, 2012.

The anatomical basis of prosopagnosia J. C. Meadows, 1974.

– https://evrimagaci.org/yuzleri-taniyamamak-prosopagnozi-7765

– https://www.psikolojisozlugu.com/association-cortex-assosiasyon-korteksi

Yazar: Aleyna Sert

KSBÜ Tıp Fakültesi öğrencisi. KSÜTBAT Cerrahi Bilimler Çalışma Grubu Sorumlusu.

2 thoughts on “SENİ TANIYOR OLAMAM, DEĞİL Mİ? Karşınızda Prosopagnosia

    Nilsu

    (16 Haziran 2020 - 22:02)

    Emeğinize sağlık yine sizden çok güzel bilgiler öğrendik. Devamını bekliyoruz

      Aleyna Sert

      (16 Haziran 2020 - 22:04)

      Yorumunuz için çok teşekkür ederim 🙂

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.