NEDEN SADECE YAPMIYORUZ?       INTENTION BEHAVIOR GAP

NEDEN SADECE YAPMIYORUZ? INTENTION BEHAVIOR GAP

NEDEN SADECE YAPMIYORUZ?       INTENTION BEHAVIOR GAP


Çoğumuz hayatlarımızda bizi heyecanlandıran hedeflere ulaşmak için niyet etmişizdir. Ama durum harekete geçmeye gelince bir duraksama yaşamışızdır. Diyete başlamak için niyetlendiğiniz o pazartesi gelir ve çoğumuzun anlam veremediği bir şekilde o diyete hiçbir zaman başlayamayız. Bu örnekte kısaca bahsedilen durum, literatürde “intention behavior gap” yani niyet-davranış arasındaki boşluk olarak geçmektedir.
Intention behavior gap, ya da value action gap; bir bireyin niyetlerini ve değerlerini eyleme dökememesi durumudur. Niyet her ne kadar yüksek olsa da hedefin zorlu doğası sonraki davranışları olumsuz etkileyebilir. Hayatın her alanında, gerek  kişisel hedeflerimize ulaşmak için gerekse hekimlik hayatımızda hastamıza yaşam tarzı değişikliği yapmasını söylediğimizde bundan gerçekçi bir sonuç elde edebilmek için gelin bu kavramın altında yatan mekanizmayı yakından inceleyelim.
MOTİVASYON
Motivasyon, sözlükte harekete iten içsel güç olarak tanımlanmakla beraber çok çeşitli kaynakları olabilen, duygularla bağlantısından dolayı son derece güçlü olabilen bir itici kuvvettir. Yokluğunda ise çoğu zaman kendimizi depresif ve yenilmiş gibi hissederiz. Bu nedenle insanın
motivasyona ihtiyacı vardır. Kimi zaman içimizden gelir, ki bu duyguyu açıklamaya yetecek bir kelime bulamıyorum, kimi zaman bir şeyi başarmak, ya da suçluluk duygusundan kurtulmak için ya da diğer insanların gözünde bir konuma oturabilmek için motive oluruz. Bunların hepsi motivasyonun alt tipleridir. Her bireyin hangi durumlarda motive olduğunu bulması, bunun için kendini tanıması ve dinlemesi gerekir.


Motivasyon türleri:
İçsel motivasyon( hedefi, eğlendiği için yaptıran motivasyon)
Diğerleri tarafından belirlenen motivasyon(örneğin bir hekimin hastasına yap diye öğütlediği
şeyleri yapması gibi)
Bir hedef için kendi kendine belirlenen motivasyon
Suçluluk nedeniyle oluşan motivasyon(içselleştirilmiş motivasyon)
Motivasyonun 3 temel kaynağı ise; bilmek, başarmak ve deneyimlemek için duyulan arzudur. Ancak içsel motivasyon geçici olabilir. Normalde uzun yürüyüşler yapmayı seven biri, yağmurlu ve soğuk bir günde yorgun halde yürüyüş yapmaya istekli olmayabilir. İşler her zaman beklendiği
gibi yolunda gitmediğinde de her şey yolunda giderken de kişinin içsel motivasyonu düşük olabilir. Böyle durumlarda öz düzenleme yapmak gerekir.
TETİKLEYİCİLER VE ÖZ DÜZENLEME
Öz düzenleme, normallik kesintiye uğradığında davranışı izleme ve değiştirme süreci olarak tanımlanabilir. Örneğin, olumsuz bir sebepten dolayı o gün kendinizi iyi hissetmiyorsunuz ya da bir işiniz çıktı ve programınızı aksattınız. Bunun sizin motivasyonunuzu kötü etkileme durumunun farkında olursanız gereken önlemi almanız da kolay olacaktır. Bir hafta boyunca spor yapamadığınızı düşünüp neyse hafta bitti zaten bugün de gitmesem olur derseniz bu sizin hedeflerinize olan bağlılığınızı ve kendinize olan inancınızı zayıflatacaktır. Ayrıca bir diğer tetikleyici de çok kısa sürede çok büyük değişimler beklemektir. Bu da sizin motivasyonunuzu farkında olmadan içten içe azaltacaktır. Bu nedenle ulaşılabilir hedefleri küçük parçalar halinde ve ayrıntılı olarak belirleyin ve bunları adım adım takip edebileceğiniz bir şekilde kontrol edin. Ayrıca bazen en zor şey harekete başlamaktır. Bunun için mesela spor çantanızı önceki geceden hazırlayıp kapının yanına koymak veya önceki geceden yarın için yapacaklarınızı planlayıp küçük bir kağıda not almak gibi hayatınızı kolaylaştıracak küçük müdahaleler yapabilirsiniz. Tetikleyiciler ve stres temelde insanda iki farklı davranış yanıtı doğurur. Birisi kaçınma diğeri ise davranışa yönelme durumudur. Ve bu iki yol zıt etkiler doğurarak motivasyonel davranışın belirleyicisi olurlar. Davranışın hangi yöne evrileceğini çoğu zaman duygular belirler.


Duygularımız, stres ve olumsuz tetikleyicilerle başa çıkma konusunda yardımcımız da olabilir, en büyük düşmanımız da. Bu nedenle motivasyonunuz düşük olduğunda bunun altında hislerinizin
size anlatmak istediği bir şeyler olabilir. Önce içsel olarak kendinizi dinleyin, rahatlayın ve onlarla farklı şekilllerde başa çıkma yöntemleri geliştirmeye çalışın.
KAPASİTE
Psikolojik ve davranışsal karmaşıklıklar, beynimizin düşüncelerimizi, tutumlarımızı ve davranışlarımızı kontrol etmesi ve yönetmesi için görünüşte olağanüstü bir kapasiteye duyulan önemli bir ihtiyacı vurgular. Bu kapasiteye “yürütücü işlev” adı verilir.
Kişinin yürütücü işlev kapasitesi, niyeti davranışa bağlama başarısını potansiyel olarak belirleyebilir. Beyinde prefrontal kortex, insanın öz denetimini yaptığı bölge olarak kısaca tanımlanabilir.
SÜREÇ
Yazının buraya  kadar olan kısmında neden sadece yapamadığımızı ayrıntılı inceledik. Peki bu ‘yapma’ sırasında süreç nasıl ilerleyecek? Çoğu zaman hedefin en sonunda varacağımız yeri beynimizde netleştiririz. Ama peki oraya gelene kadar geçeceğimiz yollar, aşacağımız adımlar ne olacak? Çoğu zaman bunun bilinmezliği içinde olmaktan dolayı gözümüzde büyütür ve nereden başlayacağımızı bilemeyiz. Bu yüzden ‘kilo vereceğim’ demek yerine örneğin haftada 3 gün 40 dk yürüyüş yapacağım demek çok daha faydalı olabilir. Yani yap veya ol demektense o hedefe giden ilk adımla işe başlamak hem daha az yıpratıcı hem de daha keyifli olacaktır.  

Bu arada bu konuda bir başka küçük bir bilgi eklemeden duramayacağım. Yapılan araştırmalar göstermiş ki, davranış-niyet boşluğunun temelinde yatan nedenlerden birinin kişinin niyetlerini henüz eyleme dökmeden etrafındaki insanlara anlatmasıdır. Bunun nedeni aslında çok basit.
Beynimiz bunu dile getirdiğimiz anda sanki bunu hayata dökmüş gibi ödül ve zevk merkezi olan nücleus accumbensten dopamin salgılar ve bu da tatmin hissi yaşamanıza neden olur. Dolayısıyla hedefinize veya niyetine duyduğunuz ilgi azalır. Halk arasında nazar olarak ifade edilen durumun
açıklaması da bilim insanları tarafından bu şekilde yapılmıştır.


  
Okuduğunuz için teşekkürler.

 Kaynak:

Why We Don’t “Just Do It”
Understanding the Intention-Behavior Gap in Lifestyle Medicine,Am J
Lifestyle Med. 2016 Sep-Oct; 10(5): 322–329. 2016 Jun 22.

Yazar: Ilayda.okur

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.