Plasebo grubunda olduğunuzu bilseniz bile Plasebo etkisi gözlemleyebilir misiniz ?

Plasebo grubunda olduğunuzu bilseniz bile Plasebo etkisi gözlemleyebilir misiniz ?

Kaynak: flickr

Çok güvendiğiniz bir dostunuzun ricasına kulak verdiğinizi düşünün. Herhangi bir sebeple sizden hiç bilmediğiniz karanlık bir yerden geçmenizi istiyor. Ve öyle ki, arkadaşınızın belirttiğine göre bu yolda sizden başka canlı ya da cansız en ufak şey yok. Yani bu göz gözü görmez yerde karşınıza çıkıp sizi korkutabilecek herhangi bir şey olması mümkün değil.

Şimdi gelin yola çıkalım. Korkulacak hiç bir şey olmadığına emin olsanız bile, bu bilgi orada yürürken korku duymanızı tamamiyle engelleyebilir mi? Yoksa vücudunuz, kendi kendine gerçek dışı bir korku yaratma yetisine mi sahip?

Peki ya bir de bunun tersini düşünsek? Yani korku gibi olumsuz bir duygu yerine size pozitif etki sağlama ihtimali olan bir durum da mümkün olamaz mı? Tıpkı, yazımda söz edeceğim bazı araştırmalardaki plasebo grubu hastalarının plasebo grubunda olduklarını bilmelerine rağmen iyileşme belirtileri göstermeleri gibi. Dilerseniz konuya önce kısaca plasebo etkisinin kendisinden bahsederek başlayalım.

Plasebo Etkisi

Bildiğiniz gibi araştırma metinlerinde bu etkiden çokça söz edilir. Ve pek çoğunda bir plasebo grubuna da yer verilir. Bu durumu bir örnekle açıklayalım. Mesela bir anksiyete bozukluğu hastasına herhangi bir anksiyolitik ilaç yerine verilen sıradan bir vitamin kapsülü anksiyetesinde gözle görülür bir iyileşme sağlayabilir. Bu tip bir iyileşme; psikolojik hastalıkların yanı sıra kalp, tansiyon, huzursuz bağırsak sendromu (IBS) gibi pek çok farklı hastalıkta da gözlemlenir.

Plasebo Etkisi Nasıl Gerçekleşir ? Etik Problemlerin Kaynağı Nedir?

Plasebo ile iyileşmeyi sağlayan faktör; hastaya verdiğiniz ilacın işlevselliğinden öte, hastanın iyileşeceğini düşünmesi ve vücudun bu düşünce doğrultusunda otomatik bir reaksiyon vermesidir. Yani temel prensiplerden biri odur ki; hasta, kendisine verilen ilacın aslında tedavi edici nitelikte olmadığını bilmez. Ve en başından ilacın ona iyi geleceğine inanır. Fakat tam da bu noktada bazı etik problemlerin olduğu söylenebilir. Zira bu yöntem bazı doktorlar tarafından kliniklerde uygulanıp bu sayede hastalarda belirgin iyileşme gözlemlense de hasta, özünde tedavi ile ilgili yeterli ve doğru bir bilgilendirme almadığı için tartışmalar sürmektedir.

Kaynak: flickr

Hatta öyle ki verilen plasebo ilacının uygulama yöntemi, büyüklüğü veya rengi bile hastalarda farklı etkiler yaratabilir. Örneğin invaziv yolla verilen ilaç ağızdan verilene göre daha etkiliyken, büyük boy kapsül küçük boy kapsüle göre daha olumlu sonuç verebilir. Ya da kırmızı, sarı, turuncu renkte ilaçlar daha çok uyarıcı etki gösterirken; mavi, yeşil renkte olanların sakinleştirici olarak daha iyi sonuçlar doğurduğu gözlemlenmiştir. Piyasadaki bazı ilaçların üretiminde de bu tip farklılıklardan yararlanılmaktadır.

Peki Plasebo Grubuna Etkisiz Bir İlaç Alacakları Açıklanırsa Neler Gözlenir?

İlk duyulduğunda, etkisiz olduğunu bildiğiniz bir ilacın hastalara herhangi bir katkısının olmayacağı düşünülebilir. Fakat araştırmalar gösteriyor ki, hastalar kendilerine verilen hapların tedavi edici özellikte olmadığını bilmelerine rağmen, terapötik fayda görebiliyorlar.

Harvard Üniversitesi Açık Etiketli Plasebo ( Open Label Placebo ) Araştırması

Açık etiketli araştırmadan kasıt; hastaların, kullanacakları ilaçların etkilerini (etkisizliğini) tüm şeffaflığıyla bilmesidir. Bazı kaynaklarda ‘aldatıcı olmayan’ (Non-Deceptive Placebo) olarak da geçmektedir.

Harvard Üniversitesi Profesörü T. Jack Kaptchuk konuyla ilgili;

  • Huzursuz Bağırsak Sendromu (IBS)
  • Kronik Bel Ağrısı
  • Kanser İlişkili Halsizliği (CRF) bulunun hastaları ele alarak bir araştırma yürütmüştür.

Araştırmada hastalara yan etkisiz haplar verileceği, bu hapların aslında tedavide etkisiz olduğu ve hastalıklarıyla fizyolojik bir bağlantısı bulunmadığı söylenir. Fakat bununla beraber, önceki araştırmalarda plasebo etkisinin pek çok tedavide nasıl olumlu sonuçlar doğurduğu kanıtlarıyla açıklanır. Bu sebeple onlarda da bir iyileşme görebilecekleri ifade edilir.

Kaynak: pexels

Uygulamalar gerçekleştikten sonra, hastaların bir kısmının kişisel raporlarına göre mide bulantısı, karın ağrısı, ishal veya kronik ağrı gibi şikayetlerde belirgin bir azalma gözlemlenmiştir. İfade ettiklerine göre, ilaçların bir işe yaramayacağını bilmelerine rağmen yine de iyi gelebileceğini umut etmişlerdir. Bir nevi ‘trajik iyimserlik’ de denilebilir. Fakat elbette ki gruptaki hastaların bazıları da bu düşünceyi ‘çılgınca’ olarak tanımlayıp herhangi bir etki görmediklerini raporlamıştır.

Aldatıcı Olmayan Plasebo ile Duygusal Huzursuzluğun (Emotional Distress) Azalması

Dr. Darwin A. Guevvara ve çalışma arkadaşlarının bu sene yayınladıkları araştırmada, ele alınan gruba hem negatif duygular uyandırıp huzursuzluğa sebep olacak hem de nötr fotoğraflar gösterilir. Bu işlem gerçekleşmeden önce ise aldatıcı olmayan plasebo grubuna salin solüsyonu içeren bir burun spreyi kullandırılır ve elbette ki burada da spreyin aslında resimlere karşı verecekleri tepkide bir değişiklik yaratmayacağı bilgisi verilir. Bunun akabinde ise yine plasebo etkisinin önemi ve etkilerinden bahsedilerek, gruptakilerin negatif resimleri gördüklerinde kontrol grubuna göre daha az reaksiyon verip vermediklerine bakılır.

Bu bilgilendirmelerle iki farklı deney düzenlenir. Birincisinde sonuç, tıpkı Harvard Üniversitesinde yapılan araştırmada olduğu gibi deneklerden alınacak kişisel raporlarla düzenlenirken; ikincisinde ise bir tür elektroensefalogram (EEG) yanıtı olan LPP’ye bakılır.

Deney 1 sonuçları
Görsel kaynağı; https://www.nature.com/articles/s41467-020-17654-y#MOESM1
Deney 2 Sonuçları
Görsel Kaynağı: https://www.nature.com/articles/s41467-020-17654-y#MOESM1

Sonuçlara bakacak olursak, ilk deney grubunun raporlarına göre plasebo bilgilendirilmesi yapılmış olan grupta kontrol grubuna göre negatif resimlere karşı daha az etki oluşmuştur.

Bu sonucu daha elle tutulur hale getirmek amacıyla kurulmuş ikinci deneyde ise LPP değerinden faydalanılır. Bu değer, amigdala ve dorsolateral prefrontal kortekste gerçekleşen duygusal işlemlerde gözlenen sinir aktivitesindeki milisaniyelik değişimleri ölçmeye yaramaktadır. Böylelikle aldatıcı olmayan plasebo grubunda tespit edilen düşük nörolojik aktivite sayesinde deneklerin yalnızca kişisel değerlendirmelere göre değil aynı zamanda nörobiyolojik belirteçlere göre de daha az huzursuzluk yaşadıkları görülmüş olur.

Sonuç

En baştaki analojiye dönelim mi?

Nasıl ki; tehlikesiz olduğunu bilmenize rağmen yürüdüğünüz karanlık bir yolda belki de kendi ayak sesiniz bile sizi korkutmak için yeterli olabilirse, herhangi bir hastalığa dair kullandığınız etkisiz(!) bir ilaç, hatta belki sıradan bir tuzlu su çözeltisi bile iyileşmenize katkı sağlayabilir. Çünkü gerçek diye adlandırılan şey dış faktörlerden etkilendiği kadar, bizim inanışlarımızla ve psikolojik alt yapımızla da ilgilidir.

Evet araştırmalarda da belirtildiği üzere bu tip bir etki, belki kanseri ya da kolesterol hastalığını tam anlamıyla tedavi edemeyecektir. Fakat kronik ağrı, mide bulantısı, halsizlik, uyku problemleri gibi pek çok gözlemlenebilir semptomda ve hastalıkta olumlu etkilere sebep olmuştur.

Fakat elbette ki her araştırmada olduğu gibi burada da çözüme kavuşmayı bekleyen soru işaretleri mevcut. Örneğin böyle bir etkinin; cinsiyetlere, etnik yapılara veya yaşlara göre de farklılıklar gösterebileceği düşünülmekte. Gerek bu sebeple gerek fizyolojik ve nörobiyolojik etkilerinin anlaşılabilmesi için daha büyük çapta araştırmalara ihtiyacımız var.

Böylelikle, eğer çıkan sonuçlar aldatıcı olmayan tipte bir plasebo etkisini güncel bir biçimde kullanabileceğimiz yönünde sonuç vermeye devam ederse, hem halihazırda uygulanan aldatıcı tipte plasebo etkisinin etik tartışmaları rafa kalkabilir hem de bu yöntem aracılığıyla iyileşebilecek pek çok hasta hiçbir yan etki olmaksızın tedavi edilebilir.

Vakit ayırdığınız için teşekkür ederim.

Sağlıkla kalın.

Kaynakça

Darvin A. Guevarra ”Placebos without deception reduce self-report and neural measures of emotional distress” (2020 Temmuz)https://www.nature.com/articles/s41467-020-17654-y

”Is the placebo effect real?” Son güncelleme 7 Eylül, 2017, https://www.medicalnewstoday.com/articles/306437#what-is-the-placebo-effect

”The Power of Drug Color” Son güncelleme 13 Ekim, 2014, https://www.theatlantic.com/health/archive/2014/10/the-power-of-drug-color/381156/

Ted J. Kaptchuk ”Open label placebo: can honestly prescribed placebos evoke meaningful therapeutic benefits?” (2018 Ekim) https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC6889847/

”A placebo can work even when you know it’s a placebo” Son güncelleme: 7 Temmuz, 2016 https://www.health.harvard.edu/blog/placebo-can-work-even-know-placebo-201607079926

Anton J. M. De Craen ”Effect of colour of drugs: systematic review of perceived effect of drugs and of their effectiveness” (1996 Aralık)https://www.bmj.com/content/313/7072/1624.long

”Plasebo ve Nosebo – Beklentilerin gücü ile tıbbın birçok gizemini aydınlatmak” Son güncelleme 14 Ekim, 2020 https://www.drozdogan.com/plasebo-ve-nosebo-nedir-beklentilerin-gucu/

Yazar: Esra Kılıç

Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.