MEKTEB-İ TIBBİYE-İ ŞAHANE’DEN: TIBBİYELİ HİKMET BORAN

MEKTEB-İ TIBBİYE-İ ŞAHANE’DEN: TIBBİYELİ HİKMET BORAN

MEKTEB-İ TIBBİYE-İ ŞAHANE’DEN: TIBBİYELİ HİKMET BORAN

YAŞAMINA DAİR:

1901 yılında, Balıkesir Savaştepe’de doğmuştur. Abhazya’dan Trabzon’a gelmiş göçmen bir ailenin çocuğudur. Posta telgraf memuru Hakkı Bey’in oğludur. Kendisi de gazeteci ve sanatçı Orhan Boran’ın babasıdır.

İstanbul’un İngilizler tarafından işgal edildiği dönemde, Hikmet Boran Tıbbiye Mektebi’nde okumaktadır. Bu dönemde işgale tepki çekmek için okulunda yapılan etkinliklerde öncü rol almıştır. Öyle ki dönem üç öğrencisi iken Sivas Kongresi’ne katılmak üzere tıbbiyelilerin temsilcisi olarak Hikmet Boran seçilir ve İstanbul’dan kongreye katılacak üç delegeden biri olur. 7 Eylül 1919’da yapılan ikinci celsede verilen önergede Hikmet Bey’in de imzası yer alır.

Hikmet Boran, Türkiye Büyük Millet Meclisi kurulduğunda, tıp eğitimini yarıda bırakarak arkadaşı Yusuf Bey ile birlikte Ankara’ya gider. İki arkadaş, Cebeci’deki Askeri Hastanede, İbrahim Tali Bey’in başkanlığında tifüse karşı bir aşı üretmek için çalışırlar. Savaş yıllarından sonra, tıbbiyeli Hikmet, İstanbul’a geri döner ve yarıda bıraktığı tıp eğitimini tamamlar.

Ayrıca Hikmet Bey, Büyük Taarruzda sıhhiye subayı olarak görev alır. Genel cerrah olarak mesleğini sürdürür, 1940’lı yıllarda Sarıkamış’a şark görevini yapmak üzere gider. Gönüllü olarak gittiği şark görevi sırasında vereme yakalanır. İstanbul’da bir sanatoryumda bir yıl kadar tedavi görür. Ancak eski sağlığına kavuşamaz ve maalesef 1945 yılında hayatını kaybeder. Mezarı, Karacaahmet şehitliğindedir.

SİVAS KONGRESİ’NE DAİR:

            Mustafa Kemal Atatürk’ün, Sivas Kongresi’nde gençlerin de görüşlerinin alınması gerektiğine dair söylemi üzerine, Mektep-i Tıbbiyeli Şahaneliler kongreye bazı arkadaşlarının katılıp onları temsil etmesini isterler. Bu sebeple okuldan Yusuf Bey ve Hikmet Bey delege seçilir. Öğrenciler kendi aralarında arkadaşları için yol parası toplarlar ancak sadece bir kişinin gitmesine yetecek kadar para toplanabilir. Tıbbiyeliler de aldıkları kararla kendilerini temsil etmesi için arkadaşları Hikmet Bey’i Sivas Kongresi’ne olarak gönderirler.

            Hikmet Boran daha 19 yaşındayken tıbbiyelileri temsilen katıldığı Sivas Kongresi’nde, hürriyet aşkıyla yanan gözü kara bir vatansever olarak yaptığı etkileyici konuşmayla hafızlara kazınır. Kongrede arka sıralardan ayağa kalkan cesur tıbbiyeli:

“Paşam, delegesi bulunduğum Tıbbiyeliler, beni buraya bağımsızlık davamızı başarma yolundaki çalışmaya katılmak üzere gönderdiler. Mandayı kabul edemem. Eğer kabul edecek olanlar varsa, her kim olursa olsun karşı koyar ve onları kınarız. Olmayacak şey ama manda fikrini siz kabul ederseniz, sizi bile reddeder ‘Mustafa Kemal vatan kurtarıcısı değil, vatan hainidir’ deriz.” der.

Mustafa Kemal Atatürk’te:

“Evlat, müsterih ol. Gençlikle kıvanç duyuyor, gençliğe güveniyorum. Biz azınlıkta kalsak bile mandayı kabul etmeyeceğiz. Parolamız tektir ve değişmez: Ya istiklal ya ölüm.” konuşmasını vatan aşığı Hikmet’in sözleri üzerine yapar.

Mustafa Kemal Atatürk’ün 15-20 Ekim 1927 günleri arasında, Türk Milleti’ne sunduğu Nutuk biliriz ki “Gençliğe Sesleniş” ile sonlanır. Nutuk’ta bahsi geçen, Mustafa Kemal Atatürk’ün umutlandığı ve görevlendirdiği gençlik Doktor Hikmet Boranlardır.

SON OLARAK TIP BAYRAMINA DAİR:

Mart 1919’da Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane, İngiliz birlikleri tarafından işgal edilir. İşgalcilere karşı ayaklanmak ve okulu kurtarmak için çareler arayan tıbbiyeli öğrenciler, okulun kuruluş yıl dönümü olan 14 Mart’ı hep beraber kutlamaya karar verirler. Tıbbiye üçüncü sınıf öğrencisi Hikmet Bey önderliğinde büyük bir gösteri yaparlar. Bu gösteride Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane’nin iki kulesi arasına büyük bir Türk bayrağı asılır. İşgal kuvvetleri bu duruma ne kadar müdahale etseler de tıbbiyelileri durduramazlar. Olayın yıl dönümü olan 14 Mart, tıbbiyelilerin emperyalist güçlerin karşısına resmen çıkışının yıl dönümü ve bugünkü tıp bayramının sebebini oluşturmaktadır.

Günümüzde sadece 14 Mart günü değil 14 Mart’ı içine alan hafta boyunca kutlama yapılmakta ve o hafta tıp haftası olarak kabul edilmektedir. Tıp haftasında olduğumuz bugünlerde, 14 Mart’ta içimizde hissettiğimiz güzel duygular, tıbbiyeli Hikmet Boran ile daha bir anlam kazanır. Tıpkı 1919’da Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane’de atan onlarca cesur kalp gibi bizim de kalplerimiz her 14 Mart’ta o coşku ve heyecanın izlerini taşımaktadır.

KAYNAKLAR:

Biyografi Net. “Hikmet Boran”

http://www.biyografi.net/kisiayrinti.asp?kisiid=1745

Vikipedi. “Hikmet Boran”

https://tr.wikipedia.org/wiki/Hikmet_Boran

GÖRSELLER:

https://www.fikriyat.com/galeri/tarih/14-martin-tarihe-serh-dusen-kahramanlik-oykusu

https://tr.wikipedia.org/wiki/Sivas_Kongresi#Foto%C4%9Fraflar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.