İLKLERİN PATOLOGU: “KAMİLE ŞEVKİ MUTLU”

İLKLERİN PATOLOGU: “KAMİLE ŞEVKİ MUTLU”

Kamile Şevki, 1906 yılında İstanbul’da dünyaya geldi.  Ailesi İstanbul’un köklü ve aydın ailelerindendi, babası avukat olarak çalışıyordu. Ailenin küçük kızıydı, ablasıyla birlikte huzurlu bir aile ortamında büyüdü. Anne ve babası kızlarının eğitimlerine çok önem veriyor, ileride istedikleri mesleklere sahip olabilmeleri için onları destekliyordu. Böylece Kamile Şevki, İstanbul Kız Lisesini kazandı.  Lisede biyoloji derslerini çok seviyor, […]

DUYGUSAL BEYNİMİZ: LİMBİK SİSTEM

DUYGUSAL BEYNİMİZ: LİMBİK SİSTEM

İnsan vücudunun yapısı ve gizemi hakkında yüzyıllardır yapılan sayısız araştırmalar rağmen vücudumuzla ilgili her şeyin bilindiğini iddia edemeyiz. Özellikle bazı konularda yeterli bilgiye sahip olmak için gitmemiz gereken yolun daha çok başındayız. Bu konulardan biri de nöroloji. Günümüzde üzerine en çok araştırma yapılan alan olsa da katetmemiz gereken uzun bir yol var önümüzde.  Beynimizin ve […]

“Kalk Ayağa Be Baba! Görmüyor Musun Bu Kadar Sevenin Var…”

“Kalk Ayağa Be Baba! Görmüyor Musun Bu Kadar Sevenin Var…”

Her ayın 30’unda yayımlamaya çalıştığım yazılarımdan bu ay için olanı biraz gecikmeli yayımlamak istedim. Nedeni; bu ayki yazımda, tıp tarihini yazarken çok yakın bir tarihe dönmek ve bir biyografi yazısından çok; bir hocamızı size hatırlatmak, hocamızı anmak. Kimimizin, benim gibi, dersine girme şansına bile sahip olamadığı, kimimizin de kaderinin kesişmesi ile büyük bir şansa sahip […]

OPTOGENETİK VE NÖROPSİKİYATRİ: IŞIK VE GENETİK İLE NÖRAL BAĞLANTILARIN KONTROLÜ

OPTOGENETİK VE NÖROPSİKİYATRİ: IŞIK VE GENETİK İLE NÖRAL BAĞLANTILARIN KONTROLÜ

Zihnin işleyişini anlamak, beyindeki hangi nöron koleksiyonlarının hangi işlevleri yürüttüğünü belirlemek, psikiyatrik ve nöronal hastalıkların sebebini anlamak, pek çok hastalığa tedavi geliştirmek için bilim insanlarının vazgeçilmezi olan optogenetiği ve bu bilim dalının nöropsikiyatri için önemini merak ediyorsanız bu yazıyı mutlaka okumalısınız…

ZİHİN GÖZÜ KÖRLÜĞÜ: APHANTASIA

ZİHİN GÖZÜ KÖRLÜĞÜ: APHANTASIA

  Aile  üyelerini, en sevdiğiniz arkadaşınızı, yemekleri, herhangi bir manzarayı ya da anlatılan herhangi bir betimleme cümlesini dinlerken hayal kuramadığınızı düşünün. Birisi size yol tarifi veriyor ancak siz, onu hayal edemiyorsunuz. Bir arkadaşınızla yüz yüze sohbet ediyorsunuz ancak ayrıldığınızda arkadaşınızın yüzünü zihninizde canlandıramıyorsunuz. Uykuya dalmadan önce aileniz size koyunları say diyor ancak sayılacak koyunu göremiyorsunuz. […]

İNSAN GENOM SERİSİ – 5: Parkinson ve Demans

İNSAN GENOM SERİSİ – 5: Parkinson ve Demans

Giriş Parkinson Hastalığı (PH) en yaygın hareket bozukluğudur ve Alzheimer’dan sonra gelen en yaygın nörodejeneratif hastalıktır. Bradikinezi (yavaş hareket), rijidite (sertlik) ve tremor (titreme) ayırıcı özellikleridir. Mental bozukluklar da görülebilir. Dopamin esikliğiyle ve zihinsel bozuklukla en çok ilişkili durum Akinezi’dir. Bu durum istemli hareket etme yeteneğinin kaybolmasıdır. Dizartri de sert, nefes nefese ve anlaşılması zor […]

Beyin ve Sessizlik- Kitap Önerisi

Beyin ve Sessizlik- Kitap Önerisi

Hareket etmekte veya etmemekte özgür olduğumuza inanan bizler, aslında uğraş halinde olmaya bağımlıyız. Mıchel Le Van Quyen Senelerdir bulunduğum her ortamda gün içinde kısa bir zaman bile olsa kendi kendime kalmanın bir yolunu bulurum. Bulamadığım günlerde ise enerjimin ve moralimin zamanla düştüğünü defalarca gözlemlemişimdir. Bir nörobilim araştırmacısı olan Quyen’in Beyin ve Sessizlik kitabını okumadan önce […]

MİNİMAL İNVAZİV CERRAHİ: HER ZAMAN EN İYİ SEÇENEK Mİ?

MİNİMAL İNVAZİV CERRAHİ: HER ZAMAN EN İYİ SEÇENEK Mİ?

Günümüzde tıbbın her alanı gibi cerrahide de yeni yöntemler geliştirme çabaları hız kesmeden devam ediyor. Son yıllarda; ufak kesi alanları aracılığıyla hastanın içini kamera ile görerek gerçekleştirilen robotik ve laparoskopik cerrahiler, eskinin büyük yara izleri ile hemen kendini belli eden açık operasyonlarının tahtını sallıyor.  Peki bu minimal invaziv olarak adlandırılan cerrahiler her zaman açık cerrahiden […]

Psychedelic Rönesans

Psychedelic Rönesans

Psychedelic maddeler yüzyıllardır dini ayinlerde, spritüel deneyimlemelerde doğal formlarda kullanılmış (bitkilerden: ayahuasca, ergot vb.) ve yirminci yüzyılda sentetik olarak keşfinin ardından psychedelic kültürde kendine yer bulmuştur. 60’larda bu kültür pek çok sanat ürününün doğuşuna (psychedelic filmler ve acid/ psychedelic rock türündeki albümler gibi) zemin hazırlasa da zamanla toplumda kullanımlarının yaygınlaşması ve etkilerinin tam olarak anlaşılamaması […]

Otonom Duysal Meridyen Tepkisi (ASMR), Misophoniaya Karşı

Otonom Duyusal Meridyen Tepkisi (ASMR), Misophoniaya Karşı

Mikrofona fısıldayarak konuşan, makyaj yaparken makyaj malzemelerini mikrofona yakın tutan ya da yemek yerken sadece yeme seslerini duyabildiğimiz videoları izlerken rahatlıyor musunuz? Başınızın tepesinde bir karıncalanma hissi ile birlikte gevşeme ve uyuma isteği oluşuyor mu? Aslında bir önceki yazımda bahsettiğim misophoniayı tetikleyen seslere ilgi duyuyorsanız otonom duyusal meridyen tepkisi (ASMR) yaşıyorsunuz demektir. ASMR Nedir? Otonom […]

İNSAN GENOM SERİSİ – 4: Gizemli Gözler

İNSAN GENOM SERİSİ – 4: Gizemli Gözler

Tarih boyunca insanlar hep gözlerin bir şeyler anlattığını ve olayları çözmede çok önemli bir yeri olduğunu düşünmüşlerdir. Nitekim hem duyguları belli eden hem de kişiden kişiye değişen özellikleriyle adli tıpta incelenen bir organdır. Bu yazıda gözlerle ilgili pek çok özelliği bazı hastalıklar dahil kısa kısa göreceksiniz. Göz rengi tespitleri özellikle Avrupa gibi renk çeşitliliği çok […]

BEYAZ ÖNLÜK

Beyaz Önlük

Bir tarafta insanların yaralarına merhem olma aşkı ve heyecanıyla beyaz pelerinini kuşanıp gecesini gündüzüne katan tazecik yürekler… Diğer tarafta da bu mesleğin zaten yeterince zor olduğunu bilmezmiş gibi onları ayakta tutan tek şey olan mesleklerine duydukları aşkın sönmesi için uğraşan, eğitimin ne olduğundan habersiz kimseler… Başta henüz kaybettiğimiz Dr. Mustafa Yalçın olmak üzere, ”Mobbing” adı […]

HAVA KİRLİLİĞİ GERÇEKTEN DE GÖRME KAYBINA SEBEP OLABİLİR Mİ?

Hava Kirliliği Gerçekten De Görme Kaybına Sebep Olabilir Mi?

University College London (ULC) tarafından 115 binden fazla kişinin katılımıyla yapılan bir araştırmada çok kirli bölgelerde yaşayan insanların yaşa bağlı makula dejenerasyonu (AMD) olarak bilinen geri dönüşü olmayan görme kaybından muzdarip olma olasılığının yüzde sekiz daha yüksek olduğu bulundu. University College London’dan (UCL) araştırmacılar; İngiltere, İskoçya ve Galler’de hava kirliliğine az maruz kalmanın bile yaşa […]

Yaptığı Organ Transplantasyonlarıyla, Özellikle Köpek Başı Transplantasyonu ile Tanınan Değerli Bilim İnsanı: Viladimir Demikhov

Yaptığı Organ Transplantasyonlarıyla, Özellikle Köpek Başı Transplantasyonu ile Tanınan Değerli Bilim İnsanı: Viladimir Demikhov

Viladimir Demikhov, 18 Temmuz 1916 tarihinde Rusya’nın Voronej bölgesindeki Yarizenskaia köyünde dünyaya geldi. Babasını savaşta kaybeden Demirkov, annesi ve iki kardeşi ile birlikte büyüdü. Annesi, asgari düzeyde eğitim almış olmasına rağmen, üç çocuğunun hepsinin daha yüksek bir eğitim alması için çalışıyordu. 1934’te Demikhov, Moskova Üniversitesi’nde biyoloji okumak için evden ayrıldı. Gittikten sonra, ilk zorluğuyla karşılaştı: […]

Mikrobiyotanın Unutulmuş Elemanları: VİROM

Mikrobiyotanın Unutulmuş Elemanları: VİROM

İnsan vücudu, kendine ait hücrelerin tam 10 katı kadar mikroorganizmayı barındırır ve onlarla çeşitli kommensal, mutualist ve bazen de patolojik ilişkiler içindedir. Mikrobiyota dediğimiz bu grup; bakteri, parazit ve virüsler gibi farklı alemlerden üyelere sahiptir. Araştırmacılar dahil çoğumuz, daha çok bakteriler üzerine yoğunlaşıyor diğer iki elemanı ihmal ediyoruz. Bu yazıda hak ettiği değeri görmediğini düşündüğüm […]

Joker'in Hastalığı: Psödobulbar Etki

Joker’in Hastalığı: Psödobulbar Etki

Joker’in karakteristik gülümsemesi hepimizin aklında yer etmiştir. Peki neden kızgın ya da üzgün olduğunda gülüyor, kahkaha atıyordu? Joker’in bu durumuna ”Psödobulbar Etki”; diğer adlarıyla emosyonel inkontinans, patolojik gülme ve ağlama, emosyonalizm de denilmektedir. Latince psödo- “yalancı” anlamını taşımakta, -bulbar  ise “bulbus” yani medulla oblongata denilen omurilik soğanından gelmektedir. Çünkü söz konusu lezyonun; solunum, kalp hızı gibi istemsiz fonksiyonları […]

CAR-T Hücre Tedavisi: Bugün ve Yarın
Featured Video Play Icon

CAR-T Hücre Tedavisi: Bugün ve Yarın

Vücudumuzu her türlü “yabancı” nın zararlı etkilerinden korumak üzere tasarlanmış olan immün sistemimiz, kanser odağı geliştirmeye yatkın olan hücreleri ortadan kaldırma kabiliyetine de sahiptir. Her birimizin vücudunda her daim bu savaş sürmekte ve çoğu zaman immün sistem meydandan galip ayrılmaktadır. Fakat immün sistem ne yazık ki namağlup unvanını bazı durumlarda kaybeder ve hepimizin yakından bildiği […]

Cilt Bakımının Gizli Kahramanları: Bu Dört İçeriğe Ne Kadar Hakimsiniz?

Cilt Bakımının Gizli Kahramanları: Bu Dört İçeriğe Ne Kadar Hakimsiniz?

Çevremizde inanılmaz bir bilgi akışının döndüğü şu dönemde doğru ile yanlışı ayırt etmek git gide zorlaşıyor. Evet SLS,SLES ve alkol gibi içeriklerin cildimiz için zararlı olduğunu öğrendik; fakat cildimize iyi gelecek içeriklere ne kadar hakimiz? Cilt bakımınızda devrim yaratabilecek saklı kahramanlar ile tanışmaya ne dersiniz? Bu yazıda sizlerle kozmetik sektöründe adını sıklıkla duymaya başladığımız 4 […]

BENJAMIN BUTTON’IN TUHAF HİKÂYESİ ve PROGERİA HASTALIĞI

Her şey Mark Twain’in şu sözüyle başladı: “Seksen yaşında doğup yavaş yavaş 18’imize doğru ilerlesek hayat sonsuz mutluluk olurdu… Hayatın en iyi kısmının başta, en kötü kısmının da sonda olması ne yazık…” Gerçekten normalin tersi olsaydı bizim için hayat sonsuz mutluluk mu olurdu?  1940 yılında hayatını kaybeden Amerikalı yazar F. Scott Fitzgerald işte bu sözden […]

VAROLUŞÇU PSİKOTERAPÖTİK YAKLAŞIMLARIN BİLİŞSEL DAVRANIŞÇI TERAPİDE KULLANIM ALANLARI

VAROLUŞÇU PSİKOTERAPÖTİK YAKLAŞIMLARIN BİLİŞSEL DAVRANIŞÇI TERAPİDE KULLANIM ALANLARI

Varoluşçu psikoterapinin kökenleri yirminci yüzyıla, varoluşçuluk felsefesine dayanmaktadır. İlk varoluşçu filozofların bu felsefe çerçevesinde inceledikleri konseptler, temelde insanların diğer canlıların aksine, kendi kaçınılmaz ölümlerinin farkında oluşlarının doğurduğu sorunlardan köken almaktadır. Akımın ilk temsilcileri Nietzsche ve Kierkegaard’ın ilgilendikleri kavramlardan olan der wille zur macht , ubermensche ulaşma ve absurd ise, onlardan sonra gelen pek çok varoluşçu […]