TRANSPOZONLAR VE BARBARA MCCLINTOCK

Barbara McClintock 1919 yılında Cornell Üniversitesi’nde yükseköğretimine başlamıştır. Okulun ilk yıllarında daha çok sosyal ve politik meseleler üzerinde zaman harcamıştır ancak bir süre sonra kendini bu tür işlere ait hissetmediğini anlamıştır. 1921 yılında genetik alanında ilk kursunu almıştır. C.B.Hutchinson tarafından verilen bu kursta Hutchinson ondaki ışığı görüp 1922’de Barbara’yı Cornell’deki lisansüstü genetik kursuna katılmaya davet etmiştir.

Devam

KALP KRİZİ VE GENETİK FAKTÖRLER

Kalp krizi diğer adlarıyla kalp enfarktüsü ya da akut myokard enfarktüsü klinikte sıklıkla MI ( myocardial infarction) olarak tabir edilir. Kalp krizini kalbin koroner arterlerinde tıkanıklık ya da aşırı daralma nedeniyle kalbin kaslarına akan kanın kesilmesi ve bunun sonucunda oksijensiz kalması olarak tanımlayabiliriz. Oksijensiz kalan kalp kası işlevini yerine getiremeyecek ve sonucu ölüme kadar varan durumlara sebebiyet verebilecektir.

Devam

Sam Berns’ün Felsefesi: Progeria’ya Yaklaşım

“Bana üzülmeniz için kendimi sizin önünüze koymadım. Benim için üzülmenize gerek yok. Çünkü beni tanımanızı istiyorum. Bu benim hayatım.“                                                                           

Devam

OPTOGENETİK VE NÖROPSİKİYATRİ: IŞIK VE GENETİK İLE NÖRAL BAĞLANTILARIN KONTROLÜ

Zihnin işleyişini anlamak, beyindeki hangi nöron koleksiyonlarının hangi işlevleri yürüttüğünü belirlemek, psikiyatrik ve nöronal hastalıkların sebebini anlamak, pek çok hastalığa tedavi geliştirmek için bilim insanlarının vazgeçilmezi olan optogenetiği ve bu bilim dalının nöropsikiyatri için önemini merak ediyorsanız bu yazıyı mutlaka okumalısınız…

Devam

İNSAN GENOM SERİSİ – 5: Parkinson ve Demans

Giriş Parkinson Hastalığı (PH) en yaygın hareket bozukluğudur ve Alzheimer’dan sonra gelen en yaygın nörodejeneratif hastalıktır. Bradikinezi (yavaş hareket), rijidite

Devam

İNSAN GENOM SERİSİ – 4: Gizemli Gözler

Tarih boyunca insanlar hep gözlerin bir şeyler anlattığını ve olayları çözmede çok önemli bir yeri olduğunu düşünmüşlerdir. Nitekim hem duyguları

Devam